|
//
|
| |
|
 |
| Mehmet SARI |
| |
|
AĞLAYAN DEĞİL GÜRLEYEN
| Yorum Sayısı: 0 |
Okunma |
: 95 |
|
23 Temmuz 2010 12:51 |
Ağlayan başbakan olur mu? Deseler. Hemen… Hayır!.. Başbakanlar ağlamaz, babalar ağlamaz, Paşalar ağlamaz derdim. Ne yazık ki bizim Başbakanımız ağladığı gibi gurubundaki milletvekillerini, televizyon başındaki binlerce insanı da ağlattı.. Helal olsun bu başbakanıma, Helal olsun bu AK Parti nin ağlayan milletvekillerine, Helal olsun Televizyonlarda mikrofon karşısına çıkıp bu ağıdı methedenlere. Helal olsun alkış tutanlara.. Sayın başbakanım 30 senedir zannedersem Siz bu ülkede değildiniz. 30 senedir Siz, Siyasetle uğraşmadınız, Bir partinin ilçe il başkanlığını yapmadınız. 30 sene içinde Siz Türkiye’nin en büyük şehri İstanbul’da belediye başkanlığı yapmadınız. 30 Senede Siz sekiz senedir bu ülkeyi yönetmediniz ve Başbakanlık yapmadınız sekiz defa 12 eylül’ü yaşamadınız. Bunların hiç biri Sizin, takviminizde, ajandanızda, not defterlerinizde, telefon kayıtlarınızda olmadı... Duygunuza, hislerinize inanıyorum. Ama 30 yıl sonra bu hususu gündeme taşımanızı asla ve asla doğru bulmuyor, O İnsanların yanan yüreklerini yeniden alevlendirmeyi yakışık almaz olarak görüyorum. Ve açıkçası bu işi siyasette istismar malzemesi olarak kullanmanızı yadırgıyorum. Hazırladığınız Anayasa değişikliğini savunmanız çok doğal ve doğrudur. Hem de savunmak hakkınızdır. Evet oylarının artırılması için çalışmanıza da kimsenin bir diyeceği yoktur. Tabi ki benimde asla alamaz.Ama lütfen Allah aşkına İnsanların duygularıyla, insanların acılarıyla siyaset yapmaya tenezül etmeyiniz.. Başkalarının terör kurbanı şehitlerimizin cenazelerinde ki davranışlarına, istismar etmelerine nasıl kızıyorsak, bu duygusal istismarada aynen kızdım. Bana göre bu ağıt çok büyük bir yanlışlığın yol saptırmasıdır. Aynı Haburdan gelen teröristlerin kapıda karşılanıp ta yaptıkları hata gibi bu da demokrasi yolunda yapılan çok çok yanlık bir ağıttır. Eğer bu ülkede yanlışlıklar yapılmış ve hala yapılıyorsa bir başbakan buna ağlamamalı bizzat yumruğunu vurarak gürlemeli, en kısa zamanda düzeltilmesi için çalışmalıdır..Bu Anayasa değişikliği ile ağıdınızla birlikte dile getirdiğiniz o delikanlılar hayata yeniden dönecekler mi.? Anaların babaların sızlayan yüreklerindeki sızı dinecek mi? Hayır.. Üstelik Siz küllenen yarayı yeniden kaşıdınız, O yürekleri yeniden kanattınız. Bu ülkeye yıllarca hizmet etmiş terörle uğraşmış, onurla gururla bu ülkenin bayrağını taşımış, Şerefli Türk ordusunun sorumluluğunu üstlenmiş onlarca general, onlarca amiral, albay yarbay,herhangi bir rütbede asker, gazeteci şimdi hapishanelerde süründürülüyor. Aileleri madur ediliyor. Suçlu yada suçsuz. Peki bunlardan bir kısmı bir yıl sonra 15 ay sonra mahkemelerce tahliye ediliyor. Bu sucsuz yere hapsite geçen ömrün vebali kimin olacak. 30 yıl önceki hiç tasvip etmediğimiz olayları bugünde tasvip etmiyoruz. Bunu ağlama yerine daha demokratik, daha adil ve çabuk çözüm yolları bularak yeniden insanlara yaşatmasanız ve bir 30 yıl sonrada başka başbakanların ağlamasına zemin hazırlamasanız olmaz mı? Gelin ağlamak yerine çözüm üretin, Ağlamak yerine(Bir milletvekilinin meclis kürsüsünden söylediği gibi) devletten öç alma yerine çareler bulun. Bu ülkeyi de bu kısır döngü içine sürüklemeyiniz.30 yıl önce yapılan 12 Eylül Anayasası değiştirirken AK Parti Anayasası olarak değil bu milletin Anayasası olarak değiştirilmeliydi ve herkeste buna sahip çıkmalıydı. 10 yıl 20 yıl sonra bir başkaları da bu Ak Parti Anayasasıdır bunu değiştirelim düşüncesine kapılmamalıydı. Olmadı Başbakanım olmadı. Senin ağlamana üzülmene şahsen ben kıyamam. Bende üzülürüm. Ama bu ağlamanı da doğru bulmadığımı yakışık almadığını belirtmek isterim.
|
| |
HAYIRLI MUTLU BAYRAMLARGÖRÜNEN KÖY KILAVUZ İSTEMEZESKİ DOSTLAR VE KAYSERİFenerbahçe Ezildi, BüzüldüSÜSLÜ LAFLARLA KARIN DOYMUYOR..ÖSS'DEN ÖNCE |
07 Eylül 201031 Ağustos 201014 Nisan 201002 Kasım 200916 Ekim 200909 Haziran 2009 |
|
|
|
|