(ANKARA) - CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'a ilişkin, "OVP'de sanayideki üretim ve istihdam erimesini durduracak, sektördeki kan kaybını durduracak bir reçete yok. Öncelik yüksek faizle enflasyonu düşürmek. Sanayici ve üreten daha uzun süre nefes alamayacak. Büyüme rakamlarındaki revizyon bunu açık biçimde ortaya koyuyor. Bütçe kaynakları yine faize akacak. Üretim, istihdam bu program döneminde de üvey evlat olarak kalacak" dedi.
CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ın enflasyondan büyümeye, sanayiden dış ticarete kadar birçok alanda mevcut sorunları çözmek yerine ileri yıllara ötelediğini kaydederek, konuya ilişkin şu açıklamalarda bulundu:
"Cevdet Yılmaz'ın sunumunda iddialı hedefler var; fakat vatandaşın sofrasında, sanayicinin bilançosunda ve ihracatçının finansman maliyetinde karşılığı henüz yok. OVP'de sanayideki üretim ve istihdam erimesini durduracak, sektördeki kan kaybını durduracak bir reçete yok. Öncelik yüksek faizle enflasyonu düşürmek. Sanayici ve üreten daha uzun süre nefes alamayacak. Büyüme rakamlarındaki revizyon bunu açık biçimde ortaya koyuyor. Bütçe kaynakları yine faize akacak. Üretim, istihdam bu program döneminde de üvey evlat olarak kalacak.
"HER YIL HEDEFLERİ DEĞİŞTİRİP SONRAKİ YILLARA DAHA İYİMSER RAKAMLAR YAZMAK EKONOMİ POLİTİKASI DEĞİLDİR"
Türkiye ekonomisinin normal büyümesi yüzde 5. Programa bakıldığında yüzde 5 büyüme hedefine ancak 2029 yılında ulaşılacak. Bir programın en önemli özelliği güven vermesi ve öngörülebilirlik sağlamasıdır. Daha önce ilan ettiğiniz büyüme hedefini daha yıl bitmeden aşağı çekiyorsanız, vatandaşın ve yatırımcının önüne koyduğunuz yeni üç yıllık hedeflerin hangi somut zemine dayandığını da açıklamak zorundasınız. Her yıl hedefleri değiştirip sonraki yıllara daha iyimser rakamlar yazmak ekonomi politikası değildir."
"SANAYİCİ YATIRIM YAPMAK İSTİYOR ANCAK FİNANSMANA ULAŞAMIYOR"
Ateş, mevcut reel sektör tablosunun dikkatle okunması gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:
"OVP verilerine göre toplam sabit sermaye yatırımlarındaki artış 2025'te yüzde 7,3 iken 2026 için yüzde 3,1'e geriliyor. Özel sektör yatırımlarındaki büyüme de yüzde 6,9'dan yüzde 2,8'e düşüyor. Programın kendisi de imalat sanayinin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, enerji ve lojistik maliyetlerinin azaltılması ve istihdamın korunması gerektiğini kabul ediyor. Sanayici yatırım yapmak istiyor ancak finansmana ulaşamıyor. İhracatçı dünya ile rekabet etmek istiyor ancak yüksek maliyetlerle mücadele ediyor. KOBİ ayakta kalmak, üretici önünü görmek istiyor. Teknolojik dönüşüm hedefi elbette doğrudur; fakat önce üretim yapan işletmenin nefes almasını sağlayacaksınız.
"İKTİDAR İŞSİZLİK SORUNUNU MASKELEMEYİ TERCİH EDİYOR"
İktidar işsizlik sorununu maskelemeyi tercih ediyor. Dar tanımlı işsizlik oranındaki düşüşün tek başına işgücü piyasasının sağlıklı olduğunu göstermez. Program verilerine göre 2025 yılında sanayide istihdam 168 bin kişi azalırken, 2026'nın ilk yarısında mevsim etkilerinden arındırılmış toplam istihdam 77 bin kişi geriledi. Aynı dönemde işgücüne katılım oranı 0,6 puan düşerek yüzde 52,7'ye indi. İnsanlar iş aramaktan vazgeçiyorsa işsizlik oranının düşmesi tek başına başarı değildir. Türkiye'nin ihtiyacı üretken, güvenceli ve nitelikli istihdamdır. Özellikle sanayideki istihdam kaybını görmezden gelerek sağlıklı bir işgücü tablosundan söz edemeyiz."
Kaynak: ANKA
Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!