(ERBİL) - Erbil'de düzenlenen uluslararası forumda konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Süreç, sadece Türkiye'deki Kürtler için değil, 86 milyon Türkiye'deki vatandaşın olmazsa olmazıdır. Bölge için değerli ve kıymetlidir. Bu sürecin değerini hep birlikte bilelim" dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Irak'ın Erbil kentinde Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü (MERI) tarafından düzenlenen uluslararası formda konuştu.
Terörsüz Türkiye süreci ve bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, sürecin çözüme kavuşması için sabırlı olunması gerektiğini söyledi.
Bakırhan, "Yüz yıllık bir mesele. Yüz yıllık bir meseleyi birkaç ayda çözmek çok zor. Biraz sabırlı olmak gerekiyor. Eğer örgütlüysen ve güçlü bir örgütün varsa ve halk yanındaysa birlikte mücadele ediyorsa en zor ve zahmetli günlerde, baskının en yoğun olduğu günlerde başına inmiyorsa seninle birlikte yürüyorsa korkulacak bir şey yok" diye konuştu.
Kürtlerin yüz yıldır bir demokrasi arayışı içerisinde olduğunu belirten Bakırhan, "Dolayısıyla bu geçen bir iki yılı çok uzun bir geçmiş olarak ele almamak gerekiyor. Acele de geçmemek gerekiyor, sabırlı olmak gerekiyor, uyanık olmak gerekiyor, duyarlı olmak gerekiyor" ifadelerini kullandı.
"TÜRKİYE TOPLUMUNU İKNA ETMEYE ÇALIŞIYORUZ"
Türkiye'de bu meselenin çözümü karşısındaki çevreleri ikna etmek gerektiğini bildiren Bakırhan, şunları kaydetti:
"Biz ne yapıyoruz? Mesela Erbil'de bir sorun çıkınca Erbil yönetimi Bağdat'a gidiyor. Biz Artvin'e gidiyoruz, Trabzon'a gidiyoruz, Sinop'a gidiyoruz. Türkiye'nin 81 iline gitmeye çalışıyoruz. Türkiye toplumunu ikna etmeye çalışıyoruz. Edirne'deki Türk vatandaşa diyoruz 'Bak kardeşim bu ülkenin üç trilyon doları bu çatışmaya gitti, yazıktır. Bu para hepimizindir. Bu para savaşa değil, ekonomiye altyapıya, yatırıma gitseydi bu yoksulluk olmayacaktı'. Yani biz barışı toplumsallaştırmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla barışı toplumsallaştırmak bugüne kadar olan o yalan yanlış algıları kırmak, Kürt meselesinin karşısında olan çevreleri ikna etmek çok zordur. Bunu bir yılda yapacağını söyleyen varsa buyursun gelsin, partimize genel başkan yapalım, bizimle birlikte bu süreci yürütsün."
Halkın, dostlarının kendilerine güvenmesini isteyen ve bu yolda sabırlı olmak gerektiğini dile getiren Bakırhan, "Bu yolda samimiyiz, kararlıyız. Türkiye toplumunun tamamı olmasa bile büyük bir çoğunluğunu, Kürt meselesi, demokrasi meselesi konusunda duyarlı bir noktaya getirmeye çalışıyoruz. 'Kürtler iknadır. Batı'da yaşayanlar ne düşünürse düşünsün' demiyoruz" dedi.
"KÜRT MESELESİNİN HUKUKİ VE SİYASİ ZEMİNDE TARTIŞILMASI İÇİN İLK DEFA BİR YASA ÇIKTI"
DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, 100 yıldır ilk defa Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, "Bizim de bir Kürt sorunumuz var. Bu sorunun çözülmesi için de bir çerçeve yasa gerekiyor" dediğini ve bir çerçeve yasa çıkardığını belirterek, bunun önemli olduğunu söyledi. Bakırhan, şöyle devam etti:
"İmralı Cezaevine Meclis'te siyasi partilerin temsilcilerinin olduğu bir heyetle Sayın Öcalan'a gittik. İlk defa Kürt meselesini en geniş zeminde tartışıyoruz. Bir çerçeve yasa çıktı. Ama bu çerçeve yasanın pratik zeminde ilerlemesi çok değerli ve çok kıymetlidir. Yani çerçeve yasa çıktı, mesele bitti değil. Şimdi çerçeve yasanın uygulanması noktasındayız. Bunun mücadelesini yürütüyoruz. Belki çok pozitif bir tablo çizdim ama biz hep olumlu ve pozitif olanla bazen öne koymak durumdayız. Zaten yüz yıldır yeterince karamsar kötü şeyler yaşadık. Dolayısıyla biz kendimize güveniyoruz. Bize oy veren 6,5 milyon Kürt'e devrimciye, sosyaliste güveniyoruz. Bizim yanımızda duran milyonlarca halkımıza, ahbabımıza güveniyoruz. Bizimle birlikte gece gündüz mücadele eden Alevi kardeşlerimize güveniyoruz. Türkiye'de kadın mücadelesi yürüten kadınlara güveniyoruz. Gençlere güveniyoruz."
"O MASAYI BİZ TERK ETMEYECEĞİZ"
Bu süreçte masayı terk etmeyeceklerine vurgu yapan Bakırhan, "Biraz ağır aksak olabilir ama emin olun biz kararlı mücadelemizle birlikte daha da hızlandıracağız. Bu yasanın bir an önce uygulanması için daha çok mücadele edeceğiz. Gece gündüz durmayacağız. Türkiye'nin bir daha, yüz yıldır yaşamış olduk, o kaosa, o krize, o çatışmalı ortama gitmemesi için elimizden gelen bütün çabayı sonuna kadar ortaya koyacağız. Emin olun o masayı biz terk etmeyeceğiz. Her şeye rağmen o masada sonuna kadar kalmaya devam edeceğiz"
Tuncer Bakırhan, iktidarın da Kürt meselesinde geçmişte izlediği yol ve yöntemleri, uyguladığı anlayışı bir kenara bırakması, bu yeni açılan kapıda, Türkiye'deki farklı halkları ve inançları kapsayan bir anlayışla yol yürümesi gerektiğini söyledi. Bakıran, "Barışını sağlamış bir Türkiye, barışını sağlamış Irak için de büyük bir nimettir" değerlendirmesini yaptı.
"TÜRKİYE BARIŞINI SAĞLARSA KÜRTLERLE DAHA YAKIN BİR TEMAS VE İLİŞKİ İÇERİSİNDE OLACAK"
40 yıldır Irak ve Türkiye sınırının, hep askeri görüntülerle, askeri hareketlerle gündeme geldiğini anlatan Bakırhan, şunları kaydetti:
"Bu barış süreci ilerlerse o askeri görüntüler yerine ticaretle, kültürle, dayanışmayla gündeme gelecek. Türkiye barışını sağlarsa, Federe Kürdistan bölgesi daha güvende olacak. Türkiye barışını sağlarsa, Irak kalkınma yolu projesi belki daha anlamlı olacak. Türkiye barışını sağlarsa, Türkiye Cumhuriyeti devleti ve iktidarı, Kürtlerle daha yakın bir temas ve ilişki içerisinde olacak. Belki ticaretimiz büyüyecek. Belki bugün burada olduğumuz gibi hep birlikte Amed'de, hep birlikte Ankara'da, İstanbul'da bugün burada bölgenin sorunlarını tartıştığımız gibi Türkiye'nin ve bölgenin sorunlarını birlikte tartışacağız. Dolayısıyla bu süreç sadece Türkiye'deki Kürtler için değil, 86 milyon Türkiye'deki vatandaşın olmazsa olmazıdır. Bölge için değerli ve kıymetlidir. Bu sürecin değerini hep birlikte bilelim."
"DEMOKRATİK KÜRT ULUSAL BİRLİĞİNE İHTİYAÇ VAR"
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Kürtlerin demokratik Kürt ulusal birliğine ihtiyacı olduğunu" belirterek, bu söylemden kimi çevrelerin rahatsız olduğunu dile getirdi. Bakırhan, "Demokratik ulusal Kürt birliği demek, Irak devletine karşı, İran devletine karşı, Türkiye devletine karşı cephe almak değil. Tam tersine orada Kürtlerin yaşamış oldukları sorunlar karşısında ortak bir söze ortak bir çabaya yapıcı bir yaklaşıma aynı zamanda vesile olabilecek bir birliktir. Kürtlerin bir arada olması, birlikte sorunlarını tartışması, demokratik bir zeminde ortak bir akıl oluşturmasının ne Türkiye'ye ne Irak'a ne Suriye'ye ne de İran'a bir zararı yoktur. Kendi arasında birlik olan Türkiye'nin emin olun en fazla katkısı Irak devletine olur. Kalkınma yolu projesine olur" ifadelerini kullandı.
Hangi ülkede yaşarsa yaşasın Kürtlerin kıymetli, değerli olmasını, haklarının anayasal güvence altına alınmasını istediklerini ifade eden Bakırhan, "Ama Kürtler de kendi kardeşlerinin, soydaşlarının başka ülkelerde yaşamış oldukları sorunlar konusunda da duyarlı olsunlar" şeklinde konuştu.
Kaynak: ANKA
Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!