(ANKARA) - Hekim Birliği Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası, bir çocuğa ilişkin sünnet işleminin gerçekleştirilmemesi yönündeki mahkeme kararının sağlık kurumlarında görev yapan hekimlere çok sayfalı evrakların tek tek tebliğ edilerek imza karşılığında bildirilmesi uygulamasını eleştirdi. Hekim Birliği, mahkeme kararlarının etkili, güvenli ve sürdürülebilir biçimde uygulanması için sağlık bilişim sistemlerinde gerekli kısıtlamaların tanımlanması ve ilgili çocuk sağlık kuruluşuna başvurduğunda sistemin otomatik uyarı vermesi çağrısında bulundu.
Hekim Birliği Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası, bir çocuğa ilişkin sünnet işleminin gerçekleştirilmemesi yönündeki mahkeme kararının, sağlık kurumlarında görev yapan hekimlere çok sayfalı evrakların tek tek tebliğ edilerek imza karşılığında bildirilmesi uygulamasını yazılı açıklamayla değerlendirdi. Sendika, "Mahkeme kararlarına uyulması hukuk devletinin gereğidir ve bu konuda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır" dedi.
Mahkeme kararının nasıl etkili, güvenli ve sürdürülebilir biçimde uygulanacağının tartışılması gerektiği kaydedilen açıklamadai, Türkiye genelinde binlerce hekimin görev yaptığı sağlık sisteminde tayin, geçici görevlendirme ve nöbet ekiplerindeki değişikliklerin sürekli yaşandığına dikkati çekti.
Açıklamada, belirli bir çocuk hakkında verilmiş mahkeme kararının her hekime ayrı ayrı kağıt ortamında tebliğ edilmesi ve yıllar boyunca hekimlerin hafızasında tutulmasının beklenmesinin gerçekçi olmadığını belirtilerek, "Bir hekimin aylar veya yıllar sonra karşısına çıkan hastanın, geçmişte kendisine tebliğ edilen çok sayfalı bir mahkeme kararında belirtilen çocuk olup olmadığını hatırlaması nasıl beklenebilir? Mesele yalnızca hekimlerin hukuki sorumluluğu değildir. Asıl korunması gereken; çocuğun üstün yararı, kişisel verileri ve mahkeme kararının eksiksiz uygulanmasıdır" ifadeleri kullanıldı.
"ÇÖZÜM AÇIKTIR"
Açıklamada, çözüm olarak mahkeme kararının gerektirdiği kısıtlamanın, yetkili makamlar tarafından ilgili sağlık bilişim sistemlerine hukuka ve kişisel verilerin korunması mevzuatına uygun biçimde tanımlanması önerildi. Açıklamada, "İlgili çocuk sağlık kuruluşuna başvurduğunda sistem gerekli uyarıyı otomatik olarak vermeli ve mahkeme kararına aykırı bir işlem yapılmasının önüne teknik olarak geçilmelidir" denildi.
Bu yöntemle mahkeme kararının etkin şekilde uygulanmasının, çocuğun üstün yararının korunmasının ve hekimlerin güncel ve doğru şekilde bilgilendirilmesinin mümkün olacağı belirtilen açıklamada, kişisel verilerin gereksiz şekilde çok sayıda kişiye dağıtılmasının önlenebileceği ve çok sayfalı evrakların binlerce hekime ayrı ayrı tebliğ edilmesinden kaynaklanan kağıt, zaman ve iş gücü israfının ortadan kaldırılabileceği ifade edildi.
"MAHKEME KARARLARININ UYGULANMASINI SAĞLIK PROFESYONELLERİNİN HAFIZASINA BIRAKMAYIN"
Sağlık Bakanlığı'na da çağrıda bulunulan açıklamada, Mahkeme kararlarının uygulanmasını sağlık profesyonellerinin hafızasına ve yıllarca saklanması beklenen kağıt tebligatlara bırakmayın" denildi.
Merkezi, güvenli, kişisel verileri koruyan ve sağlık hizmeti sunumu sırasında gerekli uyarıyı otomatik olarak veren bir bilişim altyapısı oluşturulması gerektiği kaydedilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi.
"Hekimin görevi, kendisine geçmişte tebliğ edilmiş yüzlerce mahkeme kararını ezberlemek ve karşısına gelen hastaların bu kararlardaki kişilerden biri olup olmadığını hafızasından kontrol etmek değildir. Hekimin görevi; önündeki hastaya güvenli, bilimsel ve hukuka uygun sağlık hizmeti sunmaktır. Mahkeme kararlarının gerçekten ve eksiksiz uygulanmasını istiyorsak, kişisel hafızaya ve kağıt tebligata değil; kurumsal, merkezi ve güvenli bir sisteme ihtiyaç vardır."
Kaynak: ANKA
Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!