Kripto Para Piyasası

Yükleniyor...
USD/TRY 49,22 ↑ %0,00
EUR/TRY 55,21 ↑ %0,00
GBP/TRY 65,24 ↑ %0,00
BIST 100 12.265,98 ↑ %0,43
Altın (gr) 6.621,73 ↑ %0,03
USD/TRY 49,22 ↑ %0,00
EUR/TRY 55,21 ↑ %0,00
GBP/TRY 65,24 ↑ %0,00
BIST 100 12.265,98 ↑ %0,43
Altın (gr) 6.621,73 ↑ %0,03
USD/TRY 49,22 ↑ %0,00
EUR/TRY 55,21 ↑ %0,00
GBP/TRY 65,24 ↑ %0,00
BIST 100 12.265,98 ↑ %0,43
Altın (gr) 6.621,73 ↑ %0,03
USD/TRY 49,22 ↑ %0,00
EUR/TRY 55,21 ↑ %0,00
GBP/TRY 65,24 ↑ %0,00
BIST 100 12.265,98 ↑ %0,43
Altın (gr) 6.621,73 ↑ %0,03
SON DAKİKA
Gündem

Heykeltıraş Cem Güney Çevikbaş, 8-9 metrelik Likya Atı için çalışma başlattı

Antalya'da heykeltıraş Cem Güney Çevikbaş, Çanakkale'nin Truva Atı'ndan ilhamla kentin tarihini temsil edecek 8-9 metre yüksekliğinde Likya Atı heykeli için çalışma başlattı. Sanatçı, festivalde ön çalışmayı sergiledi ve büyük heykelin temellerini 2027 başında atmayı hedefliyor.

Heykeltıraş Cem Güney Çevikbaş, 8-9 metrelik Likya Atı için çalışma başlattı
Heykeltıraş Cem Güney Çevikbaş, 8-9 metrelik Likya Atı için çalışma başlattı

ANTALYA'da heykeltıraş Cem Güney Çevikbaş (50), Çanakkale'nin simgesi Truva Atı gibi Antalya'nın da tarihini temsil edecek 8-9 metre yüksekliğinde Likya Atı heykeli yapmak için çalışma başlattı. Yaklaşık 2-3 yıldır proje üzerinde çalıştığını kaydeden Çevikbaş, "Çanakkale'nin bir Truva'sı varsa neden Antalya'mızın bir Likya Atı olmasın diye düşündüm" dedi. Sanatçı, heykelin yapımına 2027 yılı başında başlamayı hedeflediklerini söyledi.

Antalya'nın tarihi ve kültürel mirasını simgeleyecek bir eser ortaya çıkarmak isteyen heykeltıraş Cem Güney Çevikbaş, Likya uygarlığından ilham alarak Likya Atı projesini geliştirdi. Çanakkale'deki Truva Atı'ndan yola çıkan Çevikbaş, Antalya'nın da kendi tarihini temsil eden anıtsal bir heykele sahip olmasını amaçlıyor. Yaklaşık 8-9 metre yüksekliğinde tasarlanan heykelin ön çalışmasını Uluslararası Kaleiçi Old Town Festivali'nde sergileyen sanatçı, 4 gün boyunca ziyaretçilere eserin yapım aşamalarını gösterdi.

'BU TOPRAKLARDA YAŞIYORUZ, BURADAN BESLENİYORUZ'

Likya Atı fikrinin yaklaşık 2-3 yıl önce ortaya çıktığını belirten Çevikbaş, "Hikaye, 'Çanakkale'nin bir Truva'sı varsa neden Antalya'mızın bir Likya atı olmasın' düşüncesiyle ortaya çıktı. Dolayısıyla bu topraklarda yaşıyoruz, buradan besleniyoruz, Likya coğrafyasındayız" dedi. Büyük heykeli hayata geçirmeden önce ön çalışmalar yaptığını anlatan Çevikbaş, "Festival dolayısıyla buradayım. 4 gün boyunca bu heykelin aşamalarını vatandaşlara gösterdim. Festival sonrasında daha büyüğünü yapmak için hazırlıklara başlayacağız" diye konuştu.

'LİKYALILAR ATLARINI HAYATLARININ HER ALANINDA TEMSİL ETTİ'

Likya uygarlığı üzerine yaptığı araştırmalarda at figürünün öneminden etkilendiğini söyleyen Çevikbaş, "Bütün uygarlıklarda at önemli bir faktör, semboldür. Likya uygarlığını okumaya başladığım zaman, özellikle Antalya Müzesi'ndeki incelemelerimde, Likya döneminde atların hayatın kendisini temsil ettiğini gördüm" diye konuştu. Likya dönemine ait mezar taşlarında, stellerde ve sikkelerde at figürlerine rastlandığını belirten Çevikbaş, "Baktığınız zaman bütün mezarlarda krallar kendilerini değil, atlarını temsil ettirmiş. Bütün sikkelerin üzerinde, yaşamlarının her alanında, stellerde, mezar taşlarında atları görüyoruz" dedi.

'BU HİKAYE BENİ ÇOK ETKİLEMİŞTİ'

Atların Likya uygarlığındaki yerini coğrafi koşullarla açıklayan Çevikbaş, "Toros coğrafyası zorlu bir coğrafya ve bu coğrafyayı aşabilecek en iyi hayvanlar at. Bütün savaşlar, göçler, ticaretler hep bu canlı üzerinde gerçekleşmiş. Dolayısıyla Likyalılar öldüklerinde atlarıyla birlikte gömülmeyi istemişler. Bu hikaye beni çok etkilemişti. Bu coğrafyada yaşayan bir sanatçı olarak buradan beslenmeyi uygun gördüm ve atlar benim temel sembolüm oldu" diye konuştu.

'2027'NİN BAŞINDA TEMELLERİNİ ATACAĞIZ'

Likya Atı heykelinin daha önce de gündeme geldiğini belirten Çevikbaş, geçen yıl Kültür Yolu Festivali'nde benzer bir at heykeli yaptığını anlattı. Çevikbaş, "Geçen sene daha benzeri bir atı yaptığım zaman sayın valimiz, 'Neden böyle bir şey olmasın? Likya Yolu başlangıç noktasında bir sembol heykel olarak başlayalım' dendi. Daha sonra İl Kültür Müdürümüz de destek verdi. Onlarla birlikte ön hazırlık yaptık" dedi. Festivalde sergilenen çalışmanın büyük heykel öncesinde somut bir örnek oluşturduğunu ifade eden Çevikbaş, "Daha somut bir şey görmek adına festival bahanemiz oldu. Burada bir şeyler ortaya çıkardık. Sonrasında tekrar üzerine konuşabileceğimiz birkaç maket, ölçekli iş hazırlayacağız. Önümüzde COP31 var, yoğun bir program var. Ondan sonra gündeme alıp, 2027 başı itibarıyla, yılbaşında büyük Likya Atı'nın temellerini atacağız" diye konuştu.

KAMU KURUMLARINDAN DESTEK BEKLİYOR

Likya Atı projesinin tamamlandığında kamuya mal olacak bir eser niteliği taşıyacağını vurgulayan Çevikbaş, kamu kurumlarından destek beklediğini söyledi. Çevikbaş, "Bu benden çıkacak bir proje. Evet, ben yapacağım belki ama bir heykeltıraş olarak sonunda kamuya mal olacak bir iş. Dolayısıyla sayın valimiz bizi buradan duyacaksa desteklerini esirgemesin. Kültür Müdürlüğümüzden, Kültür Bakanlığımızdan ve konuyla ilgili tüm kamu yönetimlerinden desteklerini bekliyorum" dedi. Heykelin bölgenin tanıtımına katkı sağlayacağını belirten Çevikbaş, "Bu Likya coğrafyası, Likya Yolu daha çok dünya tarafından tanınacaktır. Zaten biliyorsunuz, dünyanın en iyi üç rotasından bir tanesi Likya Yolu. Günün birinde burada bir temsil heykeli, ileride Muğla'da, yani yolun sonunda başka bir heykel daha olabilir. İki yolu birbirine bağlayan iki heykel olabilir. Onun için çok heyecanlıyım. Böyle büyük bir heykelin bölgenin de sembolü olacağını düşündüğüm için tüm kamu kurumlarının desteğini bekliyorum" diye konuştu.

'ANTALYALILAR LİKYA UYGARLIĞINI OKUMALI'

Antalyalılara Likya uygarlığını araştırmaları tavsiyesinde bulunan Çevikbaş, bu uygarlığın insan hakları ve demokrasi açısından da önemli bir miras bıraktığını söyledi. Çevikbaş, "Çok kıymetli, kadim bir uygarlık. Maalesef Antalya Müzesi şu an tadilatta olduğu için eserleri göremiyoruz ama Demre'de bir Likya Müzesi kuruldu. Bu müzede bütün bu kaynaklara ulaşmak mümkün. Dünyaya örnek olmuş bir uygarlıktan bahsediyoruz" dedi. Likya uygarlığının tarihsel etkisine dikkati çeken Çevikbaş, "Bu mezar taşlarındaki, stellerdeki hitapları okuduğunuz zaman insanlığa dair, insan haklarına dair, demokrasiye dair son derece güzel söylemler çıkıyor ortaya. Bunu yüzyıllar öncesinde bir uygarlığın düşünmüş olması beni çok etkilemişti. Burada yaşadığım topraklarda gelişmiş bütün bu efsanelerden beslenmek beni bir sanatçı olarak mutlu ediyor. Bu hikayeye biraz daha devam edeceğiz gibi gözüküyor" diye konuştu.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı Bu haber 89 sitede yayınlandı.

Bu habere tepkini göster

Yorumlar 0

Yorum Yap

Yayınlanmaz
8 + 8 = ?

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!