Kripto Para Piyasası

Yükleniyor...
USD/TRY 49,45 ↑ %0,00
EUR/TRY 55,62 ↑ %0,00
GBP/TRY 66,01 ↑ %0,00
BIST 100 11.721,72 ↓ %2,89
Altın (gr) 6.605,63 ↓ %0,02
USD/TRY 49,45 ↑ %0,00
EUR/TRY 55,62 ↑ %0,00
GBP/TRY 66,01 ↑ %0,00
BIST 100 11.721,72 ↓ %2,89
Altın (gr) 6.605,63 ↓ %0,02
USD/TRY 49,45 ↑ %0,00
EUR/TRY 55,62 ↑ %0,00
GBP/TRY 66,01 ↑ %0,00
BIST 100 11.721,72 ↓ %2,89
Altın (gr) 6.605,63 ↓ %0,02
USD/TRY 49,45 ↑ %0,00
EUR/TRY 55,62 ↑ %0,00
GBP/TRY 66,01 ↑ %0,00
BIST 100 11.721,72 ↓ %2,89
Altın (gr) 6.605,63 ↓ %0,02
SON DAKİKA
Gündem

Prof. Ekmekçi, yağışların afete dönüşmesinde betonlaşmanın etkili olduğunu söyledi

Hacettepe Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mehmet Ekmekçi, yağışların afete dönüşmesinde şehirleşme, altyapı ve arazi kullanımının etkili olduğunu belirtti. Ekmekçi, doğaya uygun olmayan kentleşme ve betonlaşmanın yağmur suyunun hızla derelere ulaşmasına yol açtığını söyledi.

Prof. Ekmekçi, yağışların afete dönüşmesinde betonlaşmanın etkili olduğunu söyledi
Prof. Ekmekçi, yağışların afete dönüşmesinde betonlaşmanın etkili olduğunu söyledi

HACETTEPE Üniversitesi Hidrojeoloji Mühendisliği Programı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ekmekçi, yağışların afete dönüşmesinde iklim koşulları ile şehirleşme, altyapı ve arazi kullanımının da önemli olduğunu belirterek, "Doğaya uygun olmayan kentleşme önemli rol oynuyor. Afete dönüşmesinin nedenlerinden biri, geçirimsiz yüzeylerin artırılması. Betonlaşma, asfalt yolların artması; bunlar hep yağmurun önemli bir kısmının yüzeyden akmasına ve hızlı bir şekilde derelere ulaşmasına neden olur" dedi.

Prof. Dr. Mehmet Ekmekçi, son günlerde artan yağışların afete dönüşmesine ilişkin açıklamada bulundu. Prof. Dr. Ekmekçi, "Özellikle iklim değişikliğinin hızlı bir şekilde gerçekleşmesi toplumları, ekosistemleri ve özellikle insanlarla ilgili olarak da ekonomiyi yakından ilgilendirir. Aslında iklim değişikliğiyle şiddetli yağışlar arasındaki fiziksel bağlantıyı iklim bilimciler, son yıllarda net bir şekilde ortaya koydular. Örneğin; atmosferdeki sıcaklık artışı, atmosferin nem taşıma kapasitesini de önemli ölçüde artırıyor. Dolayısıyla nem taşıma kapasitesi artınca yağış şiddeti, şiddetli yağış yoğunluğu da artıyor. Atmosferde sıcaklığın bir derece artması, atmosferin nem taşıma kapasitesini yüzde 7, yüzde 8 oranında artırıyor. Bu da yoğun şiddetli yağışlara neden olabiliyor. Ayrıca küresel ölçekte yapılan gözlemler de aslında bunu teyit ediyor. Yağışın şiddetini, süresini ve miktarını etkileyen iklim krizinden çok iklim değişikliğinin kendisi" dedi.

'DAHA KISA SÜRELERDE DAHA BÜYÜK MİKTARLARDA YAĞIŞ DÜŞÜYOR'

Prof. Dr. Ekmekçi, iklim değişikliğinin yarattığı etkinin yağışın ne zaman düştüğüyle, ne sürede düştüğüyle bağlantılı olduğuna dikkat çekerek, "Daha önce yıllık yağışların önemli bir kısmı yıl bazında yıla dağılırken şimdi birkaç gün içinde, hatta birkaç saat içinde önemli bir miktarının düştüğünü görüyoruz. Bu yeryüzündeki yapıyla da son derece yakından ilgili. Toprağın yağmur suyunu, yağış suyunu süzdürme kapasitesi vardır. Bu kapasitenin üzerinde düşen, üzerinde gerçekleşen yağış şiddeti, toprağın suyun bir kısmını süzdürmesi yerine yüzeyden akmasına neden oluyor. Böyle olunca hızlı bir şekilde ve daha fazla miktarda su dere yataklarına ulaşıyor ve burada taşkın pikini oluşturacak şekilde toplanıyor. Normalde bizim yağışlarımız kış ve ilkbahar aylarında yoğunlaşırken toplam miktar değişmese bile yağışlı ve yağışsız günlerin miktarının arttığını görüyoruz. Daha kısa sürelerde daha büyük miktarlarda yağış düşüyor. Daha uzun süren kuraklıklar söz konusu olabiliyor. Mevsimsel olarak baktığımız zaman; bitkilerin çiçeklenme dönemlerinin değişmesi de mevsimsel bir kaymanın söz konusu olduğunu söylüyor. Çok kısa süreli ve yüksek şiddetlerdeki yağışların kullanılabilir kaynak oluşturma potansiyeli maalesef azalıyor" diye konuştu.

'ERKEN UYARI SİSTEMLERİNİN KURULMASI GEREKİYOR'

'SICAKLIK ARTTIKÇA AŞIRI OLAYLARIN ARTACAĞINI GÖRÜYORUZ'

Prof. Dr. Ekmekçi, iklim değişkenliklerinin her zaman olduğunu söyleyerek, "Sıcaklık arttıkça bu tür şiddetli, yüksek şiddete sahip kısa süreli yağışlar ve uzun süren kuraklıklar, dolayısıyla aşırı olayların artacağını görüyoruz. Bu, bizi geleceği tahmin etmekte bu anlamda zorluyor. Dolayısıyla öngörülebilirliği az olan bir dönemdeyiz. Emisyonun azaltılması da bu dönemde son derece önemli. Bu anlamda ben COP31 ve 2053 hedeflerini önemli görüyorum" dedi.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Bu habere tepkini göster

Yorumlar 0

Yorum Yap

Yayınlanmaz
1 + 3 = ?

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!