ABD’deki seçim maratonu sona erdi. Başkan Donald Trump, hiçbir tevile yer bırakmayacak netlikte bir yenilgi yaşadı. Seçimlerin hemen ardından ise Amerikan siyaset sahnesinde daha önceleri de defaatle yankılanan ‘topal ördek’ (lame duck) kavramı bir kez daha dolaşıma girdi.
Görev süresi dolan, halefinin henüz koltuğu devralmadığı o ara dönemdeki liderlerin içine düştüğü siyasi kifayetsizlik, artık Trump’a izafe ediliyor, edilecek.
Bu benzetmenin mazisine gelince…
Bugünkü söylenişiyle ilk kez 18’inci yüzyılın Londra Borsası’na işitilen bu kavramın, benzer çağrışımlı olanları ise aslında antik çağlara kadar eski bir geçmişe uzanıyor.
ANTİK ÇAĞDA SAKATLIK
Antik metinlerde ‘topal ördek’ ibaresine rastlanmasa da zihniyet ve metafor kökleri açısından güç kaybı, sakatlık ve aksaklık üzerine kurulan örüntü, tam da bugün kast edilen anlama denk düşmekteydi.
‘Modern’ Batı’nın düşünsel ve inançsal yapısına da kaynaklık eden antik dünyada, cehalet ve zulümden beslenen anlayışlar, hayatın hemen her alanında görülüyordu. Alana ilgi duyan akademisyenleri bir araya getiren ‘Engellilik Tarihi ve Antik Dünya’ isimli merkezdeki (disabilityhistory-ancientworld.com) araştırmalarda yer alan bilgilere göre; antik insan, yaradılışın, tabiatın çeşitliliği içerisinde açıklayamadığı her noktada hurafe ve şiddete meyletmekteydi.
Bu çerçevede, engelli bireylere yaklaşımı da tam bir cehalet ve acımasızlıkla yüklüydü.
‘Putperestlerin ilahiyatı’ olan mitolojide fiziksel kusurlar güçten, dolayısıyla da gözden düşme anlamına gelmekteydi. Bu inanca göre, vücuttaki bir eksiklik ya da farklılık, o kişinin, sayısız tanrılar nezdinden lanetlendiği anlamına gelmekteydi.
AŞAĞILANAN ‘ENGELLİ TANRI’ HEPHAİSTOS
Bu arada, kimi tanrıların ‘engelli’ hayal edilmesi ise paganist bütün inançlardaki o yaygın abeslik ve tutarsızlık çerçevesinde, ‘tanrılar katında bile’ herhangi bir eksikliğin aşağılanmasıyla ilgiliydi. Antik Yunan’da, baş tanrı Zeus’un ekibinden bir tanrı olan demircilerin tanrısı Hephaistos, ‘patron’la yaşadığı bir kavga sonrası Olympos dağından aşağı yuvarlanmış ve bacağı kırılarak topal kalmıştı.
Bu nedenle de Yunan mitolojisi ve dolayısıyla Yunan putperestleri arasında Hephaistos hakir görülen bir tanrıydı.
Yunan tragedyalarında da hicivlerinde de kudretli kralların tahttan düşmeleri hemen her zaman ‘ayağı kayıp sakatlanan, bir organını kaybeden’ tipolojiler üzerinden anlatılırdı. Komedi yazarları, oyunlarında yer verdikleri engelli karakterleri daima, her manada eksikli görür, onları iyice gülünç bir halde tasvir etmeye çalışırlardı.
ENGELLİ BEBEKLERİ KATLEDEN ANTİK ÇAĞ İNSANI
Paganların günlük hayatta bu konudaki yaklaşımı ise tam bir zalimlikti. Engelliler, anında sosyal hayatın dışına itilmekteydi. Yunan, Sparta ve Roma’nın toplumsal geleneğinde; yeni doğan bebekleri inceleyen bir heyet, buldukları en ufak bir kusurda bu masumların uçurumdan aşağı atılmasına karar veriyordu.
Roma’da bu sapma ‘kanun’a da bağlanarak, ‘On İki Levha Kanunları’na öldürme maddesi konulmuştu. Yine, ‘putperest aklı’na göre, bu ‘kusurlar’ o kişinin ruhen uğursuz, kötü ve hilekar olduğunun da bir göstergesiydi. Bu arada; Sümer, Babil, Hitit ve diğer Mezopotamya toplumları ile Eski Mısır, Pers, Hindistan ve Çin’deki putperest inançlarda da engellilere yönelik yaklaşım, Helenlerinkine benzer özellikler taşımaktaydı.

‘TOPAL ÖRDEK’ LONDRA BORSASI’NDAN ATLANTİK ÖTESİNE GEÇTİ
Antik çağdaki bedensel eksiklik ya da farklılıkların güç kaybı imgeleriyle var oluşunun modern zamanlarla buluşması ise borsa ve siyaset üzerinden olmuştu.
Londra Menkul Kıymetler Borsası'nın gelişmekte olduğu 18’inci yüzyılda, ‘topal ördek’ ifadesi kullanılmaya başlamıştı.
Artık; borsada borcunu ödeyemeyen, iflas eden, bir biçimde köşeye sıkışan spekülatörler için ‘lame duck’ tabiri kullanılır olmuştu. Borç batağından, piyasada sekerek kaçmaya çalışan borsacılar, bu metaforun ilk özneleriydi.
Bu tabir, 1800’lü yılların ikinci yarısından itibaren ise gazeteler aracılığıyla siyasete de uyarlanmıştı. İngiliz ve Amerikan gazetelerinde, seçimleri kaybetmiş ya da görev süresi bitmiş ve fiziken de ayrılma vaktini bekleyen siyasetçileri tanımlamak için ‘topal ördek’ deyimi kullanılmaya başlanmıştı.
Tabir, o kadar tutmuştu ki, 1933 yılında ABD Anayasası’na eklenen bir değişiklikle bu süreç kısaltılırken yasa metninin resmi adı ‘Lame Duck Amendment’ (Topal Ördek Değişikliği) olarak belirlenmişti.
NEDEN TOPAL ÖRDEK?
İlk bakışta, ‘Bir ördeğin bacağı aksasa ne olur? Sonuçta suya dalmasında bir sorun yaşanmaz, uçuşuna da bir engel oluşturmaz.’ denebilirse de metafor, tabiattaki net savunmasızlığa işaret etmekteydi.
Avcılar geldiğinde, sürünün geri kalanı gürültüyle havalanıp güvenliğe ulaşırken, yaralı/topal ördek ise arkada kalan, hantal ve açık bir hedef haline dönüşmekteydi.
‘Topal ördek’in siyasetteki yansımasında da seçim kaybından sonra politikacı; kitleleri peşinden sürükleyecek gücü yitirmiş, siyasi avcıların karşısında tek başına, korumasız gün sayar duruma düşmüş hale gelmekteydi.


Kaynak: {Haber Merkezi}

Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!