Bugun...


Ahmet Hakan

facebook-paylas
Kemal Kılıçdaroğlu’na hak vererek sorduğum dört soru
Tarih: 24-03-2021 17:37:00 Güncelleme: 24-03-2021 17:37:00


CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, HDP için açılan kapatma davasıyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:

“Siyasi partiler, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Siyasi görüşleri, ekonomik görüşleri, toplumsal görüşleri her siyasi parti kendisine göre yorumlar. Halkın desteğini alan siyasi parti yaşar, halkın desteğini almayan parti tarihin çöp sepetine atılır. Demokrasiyi savunuyorsak siyasi partilerin kapatılmasını bırakmalıyız.”

*

Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu açıklamasını okuduğumda...

İlk verdiğim tepki şu oldu:

*

Aaaa! Ne kadar da haklı!

 

Fakat sonra kafamda tam dört adet soru belirdi.

Hak verdim, sordum.

Hak verdim, sordum.

Hak verdim, sordum.

Hak verdim, sordum.

*

“Siyasi partiler, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Siyasi görüşleri, ekonomik görüşleri, toplumsal görüşleri her siyasi parti kendisine göre yorumlar. Halkın desteğini alan siyasi parti yaşar, halkın desteğini almayan parti tarihin çöp sepetine atılır. Demokrasiyi savunuyorsak siyasi partilerin kapatılmasını bırakmalıyız.”

*

Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu açıklamasını okuduğumda...

İlk verdiğim tepki şu oldu:

*

Aaaa! Ne kadar da haklı!

Kemal Kılıçdaroğlu’na hak vererek sorduğum dört soru

Fakat sonra kafamda tam dört adet soru belirdi.

Hak verdim, sordum.

Hak verdim, sordum.

Hak verdim, sordum.

Hak verdim, sordum.

*

 

İzin verirse Kemal Kılıçdaroğlu’na...

Hak verdikçe kafamda beliren o dört soruyu, buradan sormak istiyorum:

*

SORU BİR: Doğrudur... Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. İyi ama dağa çıkmış birtakım silahlı adamlarla arasına mesafe koyma konusunda sorunlu siyasi partiler de demokrasinin vazgeçilmez unsurları mıdır?

*

SORU İKİ: Doğrudur... Her partinin kendine göre siyasi, toplumsal, ekonomik görüşleri vardır. İyi ama bazı partilerin, sırtını dağlardaki silahlı adamlara dayama hak ve özgürlükleri olabilir mi?

*

SORU ÜÇ: Doğrudur... Halkın desteğini alan parti yaşar. İyi ama Avrupa’nın birçok ülkesinde halkın desteğini aldıkları halde kapatılan, iktidara getirilmeyen partiler var. Onlara ne buyurulur?

*

SORU DÖRT: Doğrudur... Siyasi partileri kapatmaktan vazgeçmeliyiz. İyi ama bazı siyasi partilerin de dağlara yaslanarak siyaset yapmaktan vazgeçmesi gerekmez mi? Vazgeçmezlerse ne yapacağız?

SEN NE RİYAKÂR BİR ÂLEMSİN BE HEY MEDENİ ÂLEM

REFAH ve Fazilet’in kapatılmasıyla HDP ve öncüllerinin kapatılması arasında bir fark yok mu?

*

Tabii ki var.

Hem de devasa bir fark var.

Refah ve Fazilet için hazırlanan iddianamelerin içinde...

Bir tane bile terör, bir tane bile silah, bir tane bile örgüt, bir tane bile şiddet, bir tane bile bomba, bir tane bile cinayet kelimesi geçmiyordu.

*

Buna rağmen...

Amerika’sından Avrupa’sına bütün medeni âlem...

“Demokrasinin kendini savunma hakkı vardır” falan diye...

Refah ve Fazilet’in kapatılmasına destek çıkmıştı.

*

Aynı medeni âlem...

HDP konusunda ise...

“Olmaz böyle şey” diyor.

*

Sen ne riyakâr, sen ne çifte standartçı, sen ne ilkesiz bir âlemmişsin be hey medeni âlem!

ANDIMIZ ÇARPAR

TÜRKİYE’nin gündeminde şu anda üç konu var:

BİR: HDP için açılan kapatma davası.

İKİ: Ömer Faruk Gergerlioğlu olayı.

ÜÇ: Andımız meselesi.

*

Peki bu üç gündemden hangisi...

Siyaseti çarptı? Siyasi pozisyonları allak bullak etti?

*

Net cevap veriyorum:

*

ANDIMIZ!

*

MHP Lideri Bahçeli’nin dediği gibi Andımız, resmen pimi çekilen bomba tesiri yaptı siyasette:

*

Millet ittifakının olası paydaşlarından Babacan ve Davutoğlu’na neredeyse “İttifak dışısın” denecek bir durum oluştu. Cumhur ittifakında AK Parti konuya hiç girmezken MHP gürül gürül girdi. Bunlar su yüzüne çıkanlar. Bir de çıkmayanlar var. Konuyu yorumlamayanlar, es geçenler, ölü taklidi yapanlar falan.

*

Sihirli, tuhaf, acayip bir şey var ANDIMIZ’da.

Çarpıyor resmen!

CİHANGİR İSLAM’I SADECE ÖZÜR KURTARABİLİR

CHP’ye transfer olan Cihangir İslam...

Çok janti, çok entel, çok nazik, çok medeni bir izlenim veriyor.

Ancak geçmişte paylaştığı mesajlara ve yaptığı açıklamalara bakınca...

Tam tersi bir izlenim çıkıyor.

*

Sekiz sene önce Anıtkabir için söyledikleri... Ne kadar çirkin, ne kadar kaba, ne kadar saygısız!

*

İki yıl önce Andımız için söyledikleri ise... Apaçık hakaret içeriyor.

*

Ben Cihangir Bey’e “Düşünceleriniz değişmiş olabilir. Ama bize bu değişimin öyküsünü anlatmalısınız” falan demiştim.

*

Vazgeçtim bundan.

Çünkü Cihangir Bey, düşüncelerini ortaya koymamış, saygısızlık yapmış.

*

Ben artık Cihangir Bey’den...

Bu kaba, bu nobran, bu nezaketsiz yaklaşımları nedeniyle...

Tüm kamuoyundan şöyle kocaman bir özür dilemesini bekliyorum.





YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI