Kripto Para Piyasası

Yükleniyor...
USD/TRY 49,34 ↑ %0,24
EUR/TRY 55,21 ↓ %0,01
GBP/TRY 65,43 ↑ %0,28
BIST 100 12.157,10 ↓ %0,89
Altın (gr) 6.599,86 ↓ %0,33
USD/TRY 49,34 ↑ %0,24
EUR/TRY 55,21 ↓ %0,01
GBP/TRY 65,43 ↑ %0,28
BIST 100 12.157,10 ↓ %0,89
Altın (gr) 6.599,86 ↓ %0,33
USD/TRY 49,34 ↑ %0,24
EUR/TRY 55,21 ↓ %0,01
GBP/TRY 65,43 ↑ %0,28
BIST 100 12.157,10 ↓ %0,89
Altın (gr) 6.599,86 ↓ %0,33
USD/TRY 49,34 ↑ %0,24
EUR/TRY 55,21 ↓ %0,01
GBP/TRY 65,43 ↑ %0,28
BIST 100 12.157,10 ↓ %0,89
Altın (gr) 6.599,86 ↓ %0,33
SON DAKİKA
Gündem

Yedikule'deki 1600 yıllık Altın Kapı, zafer törenleri işlevini zamanla kaybetti

Yedikule Hisarı'nın surları arasındaki 1600 yıllık Altın Kapı, Doğu Roma döneminde zafer törenlerinin yapıldığı anıtsal bir geçitti. Kapı, askeri gücün zayıflamasıyla küçültülüp 1453 fethi sonrası örülmüş, Fatih'in eklediği 3 kuleyle Yedikule Hisarı'nın parçasına dönüştü.

Yedikule'deki 1600 yıllık Altın Kapı, zafer törenleri işlevini zamanla kaybetti
Yedikule'deki 1600 yıllık Altın Kapı, zafer törenleri işlevini zamanla kaybetti

ŞADUMAN TÜRKAY - Yedikule Hisarı'nın surları arasında şimdilerde geçişe kapalı olan yaklaşık 1600 yıllık Altın Kapı, Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu döneminde kazanılan zaferlerin sergilendiği, askeri törenlerin gerçekleştirildiği anıtsal mekan özelliğini zaman içerisinde kaybetti.

Anadolu Ajansının (AA) "Şehrin Tarihine Açılan Kapılar" başlıklı dosya haberinin yedinci bölümünde, İstanbul kara surlarının Yedikule bölümünde bulunan Altın Kapı'nın Doğu Roma'dan Osmanlı'ya uzanan yaklaşık 1600 yıllık hikayesi ele alındı.

İstanbul'un sınırlarının genişlediği Theodosius döneminde bugünkü kara surlarının inşa edilmesiyle Yedikule'deki yerini alan Altın Kapı, Latince "Porta Aurea", Osmanlı kaynaklarında ise "Yaldızlı Kapı" olarak isimlendiriliyor.

Kente giriş çıkışı sağlayan diğer sur kapılarından farklı olarak hem savunma hem de tören amacıyla kullanılan yapı, beyaz mermerlerle kaplanan anıtsal yapısı ve yaldızlı süslemeleriyle imparatorluk gücünün simgelerinden biri haline geldi.

Adını günümüze ulaşmayan kitabelerindeki yaldızlı harf ve süslemelerden alan kapı, tarihçilerin "Zafer Yolu" olarak adlandırdığı güzergahta imparatorların ve orduların kente giriş çıkış yaptığı törensel geçitlerden biri olarak kullanıldı.

Savaşa giden veya zaferle başkente dönen Doğu Roma ordularının imparator eşliğinde geçtiği Altın Kapı, bu yönüyle yalnızca surların arasındaki bir geçit olmaktan çıkarak kazanılan zaferlerin sergilendiği, imparatorluk otoritesinin halka gösterildiği ve askeri törenlerin gerçekleştirildiği anıtsal bir mekana dönüştü.

Doğu Roma İmparatorluğu'nun yüzyıllar içerisinde askeri ve siyasi gücünü kaybetmesi buraya da yansıdı.

Aşamalı olarak küçültülen kapı, 14. yüzyılın sonlarına doğru daha dar geçişlere sahip savunma noktasına dönüştü.

İstanbul'un 1453 yılında Osmanlılar tarafından fethedildiği dönemde büyük bölümü örülmüş Altın Kapı'nın çevresi, fetihten sonra yeni bir kimlik kazandı.

Bölgede Doğu Roma döneminden kalan 4 kuleye Fatih Sultan Mehmet döneminde 3 kulenin daha eklenmesiyle bugün Yedikule Hisarı olarak bilinen yapı ortaya çıktı.

Böylece kapı, Osmanlı döneminde giriş işlevini kaybederek hisarın parçası haline geldi.

Osmanlı kaynaklarında "Yaldızlı Kapı" olarak adlandırıldı

Akademisyen ve sanat tarihçisi Yasin Saygılı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bugün Yedikule'de bulunan Altın Kapı'nın İstanbul'un ilk ve orijinal altın kapısı olmadığını söyledi.

Konstantin döneminde inşa edilen ilk surların şehrin daha iç kesimlerinde bulunduğunu belirten Saygılı, Theodosius döneminde bugün Fatih'in Suriçi bölgesini çevreleyen surların yapılmasının ardından mevcut Altın Kapı'nın da buraya inşa edildiğini anlattı.

Saygılı, kapının Latince "Porta Aurea", Osmanlı kaynaklarında ise "Yaldızlı Kapı" olarak adlandırıldığını aktararak, "Kapıda, aslına bakarsanız böyle bir baştan aşağıya altın kaplama yoktur. Fakat günümüze erişmeyen kitabeler yaldızlı harflerle ve yaldızlı süslemelerle süslendiği için bundan ötürü Altın Kapı olarak adlandırılıyor." dedi.

Altın Kapı'nın tarihçilerin "Via Triumphalis" olarak adlandırdığı "Zafer Yolu" üzerinde bulunduğuna dikkati çeken Saygılı, şöyle devam etti:

"Bu kapı imparatorların şehre giriş çıkış yaptığı törensel bir kapı. Bizans, Roma orduları şehre imparator eşliğinde bu kapıdan giriyorlardı. Aslında Roma'da Kolezyum'un oradaki o büyük zafer takından nasıl ki Roma lejyonerleri ve orduları giriyorlarsa İstanbul'daki karşılığı da bu kapıydı. Bir zaferden geldiği zaman veya savaşa giderken ordu imparator eşliğinde bu kapıdan geçiyordu. Arkamızdaki kapı o yüzden 'Ana Altınkapı' olarak geçiyor." diye konuştu.

Saygılı, ana kapının yaklaşık 30 metre genişliğinde olduğunu, sağ ve solunda 9-10 metrelik iki yan kapının bulunduğunu, ön bölümdeki diğer geçidin ise "Küçük Altın Kapı" olarak adlandırıldığını dile getirdi.

Altın Kapı'nın törensel işlevinin yanında savunma amacıyla da kullanıldığını vurgulayan Saygılı, "Örneğin 1261'de tekrar İznik'ten gelen VIII. Mihail Palaiolog şehre gireceği zaman buradan bir at arabası eşliğinde değil de 'Hodegetria Meryem' dediğimiz bir ikon eşliğinde yürüyerek geçiyor. Yani bir nevi aslında imparator olarak kendisini biraz mütevazı gösterip bir asker gibi geçerek kendisininkini dini bir zafer olarak gösteriyor." ifadelerini kullandı.

Saygılı, Doğu Roma İmparatorluğu'nun askeri gücündeki zayıflamanın kapının kullanım biçimine ve mimarisine de yansıdığını anlattı.

Burasının büyük ve ihtişamlı bir giriş kapısından kademe kademe küçülen, insani boyutlara doğru inen bir kapı haline geldiğini, 14. yüzyılın sonuna doğru artık büyük ve ihtişamlı giriş kapısı olmaktan daha ziyade küçük bir tören kapısı haline dönüştüğünü dile getiren Saygılı, burasının daha sonra savunma amaçlı kullanıldığını söyledi.

Osmanlı döneminde kapının büyük ölçüde örülmüş olduğuna işaret eden Saygılı, şehrin nüfusunun ve askeri gücünün azalmasıyla kapının savunma tedbirleri kapsamında daha küçük bir geçişe dönüştürüldüğünden bahsetti.

Yedikule Hisarı'nın parçasına dönüştü

Saygılı, İstanbul'un fethi sırasında Altın Kapı'nın iki yanında kule görünümünde büyük yapıların bulunduğunu anlatarak, "Bunların yanı sıra iki tane daha burç var. Dört kapının üzerine Fatih Sultan Mehmet de 3 burç daha ekliyor. Burası günümüzde Yedikule Hisarı'na dönüşüyor." dedi.

Kapının dış bölümündeki beyaz mermerlerin Marmara Adası'ndan getirildiğini ifade eden Saygılı, bu durumu Osmanlı'daki selatin camilerinin mermer kaplamasıyla benzeştirebileceklerini söyledi.

Saygılı, kapının dış tarafının mermerler ve kesme taşlarla süslenerek yapıya ayrı bir ihtişam katmasının ve anıtvari bir giriş kapısına dönüştürülmesinin amaçlandığını anlattı.

Yedikule Hisarı'nın inşasıyla Altın Kapı'nın tamamen örüldüğünü aktaran Saygılı, "Fatih, Yedikule Hisarı'nda ilk olarak ihanet suçlamasıyla Çandarlı Halil Paşa'yı idam ettiriyor. Sonraki dönemlerde burası hem bir zindan hem kale hem de hazine olarak kullanılıyor. Genç Osman'ın yine hapsedildiği ve öldürüldüğü kule de maalesef Yedikule Hisarı'nın içerisinde. Sonraki dönemlere kadar da devam ediyor. Şu an Fatih Belediyesinin restore ettiği, fetih döneminde inşa ettirilen Yedikule Hisarı'nın mescidini de görebilirsiniz." ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA Bu haber 24 sitede yayınlandı.

Bu habere tepkini göster

Yorumlar 0

Yorum Yap

Yayınlanmaz
7 + 3 = ?

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!